Özellikle bizlerle birlikte olamayan arkadaslarimiz,
Dün aksam yine, özellikle aramiza çok sayida katilan gençlerle
birlikte harika bir gece geçirdik, müthis organizatörümüz
DKKMiço'muzun beyanina göre 58 kisilik katilanimizla. '65 ve '67'li
arkadaslarimizdan da aramiza katilanlarla birlikte yine harika bir erken Yeni
yil kutlamasi yaptik. Her ne kadar DKKMiço'muz günün anlam
ve önemini belirtecek yazisina temel teskil etmek üzere her ani dakikasi
dakikasina kaydettiyse de, diger resim çeken arkadaslarin çektikleri
resimleri, bu yeni TS'lu kardesimizin düzenleyecegi DVD'yi her zamanki
gibi bize teslim edecegi 30 Subat tarihini beklemeden gruba göndermesini
rica ederim.
Gözlerinizden öpüyorum.
Selamlar
TUNÇAY
Degerli Kardeslerim,
27/ Aralik / 2010 Pazartesi aksami, Istanbul'un muhtesem manzarasina karsi sik
bir restoranda, esli bir erken yilbasi kutlamasi yapmaya çalistik. ''
Hafizayi beser, nisyan ile malûldür'' özdeyisinden hareketle,
27/12 yemegine nasil geldigimizi kisaca özetlemek istiyorum. 25/ Kasim
aksami, Köprüaltinda bir lokantada toplanmistik. Bu yemegi o gece
kararlastirdik. Abdülkadir kardesim, Hettie Oteli tanidigini, hatta isletmecilerinin
aile dostlari oldugunu, bizim için özel sartlar saglayabilecegini
ve otelin de çok sik ve güzel bir mekan oldugunu söyledi. Teklif
de oybirligiyle kabul edildi. Sonunda da Abdülkadir'in söylediklerinin
hepsinin dogrulugu ortaya çikti. Abdülkadir'e, bu toplantiyi, yapmayi
düsündügümüz esli toplanti olarak organize etmeyi teklif
ettim. O da hayran kaldigim efendiligi, uyumlulugu ve dostluguyla kabul etti.
Ben de toplantinin taseronluguna soyundum. Ve 2/ 12'deki ( 59G) toplantisinin
hemen ardindan telefonlara sarilip, yazismalara basladim. Gerisini biliyorsunuz.
Her birinizi defalarca aradim.
Salonun süslenmesi için toplanti günü 14.30’da,
Vakfin gönderdigi araçla, Kagithane’ deki büyük
toptanciya gidip, Erkal Özden kardesimin yardim ve destekleriyle yilbasi
süsleri alip, 16.30’da otelde olduk. 60 adet balonu tek tek sisirdim.
Sema’nin ve iki personelin de yardimiyla, süsleri astik. Oturma düzenini
ayarlayip, masa yazilarini yazdik.
O gece çok agirlasmis annemi evde yalniz birakip gelmistim. Bu nedenle,
bazi seyleri de aksattim. Örnegin, Dürr Ömer kardesim, bir konusma
yapmak istemisti. O’nu piste çagiracaktim. Gençler, tek
tek çikip, kendilerini tanitacaklardi. Bu seramoni de kaynadi gitti.
40 yildir görmedigimiz Mehmet Ince, Ali Uludag ve Erhan Özev kardeslerim
söz alip, kendilerini hatirlatacak, geçen sürede neler yasadiklarini
bizlerle paylasacaklardi. Bunu da yasayamadik. Sonra da dans edilecekti. Belki
de çogu hanimlar, bu hevesle de gelmislerdi. Sadece Fehim’in süper figürlerini görmek
bile buna degerdi.
Tayfun