Semih Koray İsimli Bir Dahi
Sevgili Arkadaşlar,
261 Semih Koray için, sevgili Süheyl'in yazdıklarının hepsinin altına imzamı
atarım. Ancak, Semih ile 3 sene birlikte okumuş ve aynı yatakhaneyi de paylaşmış
birisi olarak, bu gerçekten çok sevdiğim, sevgi ve saygıyı hak eden arkadaşım
için, bir kaç kelime yazmak istedim.( Hey sen, arkadaki yazmasan çatlarsın dediğini
duydum.Yazım bitsin, seninle görüşeceğiz.)
2-C parçalanıp, ben 3-A'ya gidince, Semih'le tam 3 sene birlikte okuduk. Taa
ki, ben 5-Fen-A'da tekrar çakıncaya kadar. Semih İel'de, en az 7 sene okuyan
öğrenciler arasında, belki de en yüksek genel not ortalamasını tutturmuş kişidir.
Sadece, lise 2'de bir kaç defa 9 aldığı için, genel ortalaması 9,99999999'a
düşmüştür. Bu rekorun, bu gün bile kırılabilmiş olduğunu zannetmiyorum. Robert
Kolej'deki yüksek başarısına da şaşmamak gerekir. O, Süheyl'in de yazdığı gibi,
gerçekten bir dahi ve süper bir beyin. Bir insanın, hem sosyal hem de fen bilimlerinde
aynı derecede başarılı olabilmesi, inanılır gibi değil. Ancak, beden eğitimi
dersinden pek hoşlanmazdı diye hatırlıyorum.Kendisi de Fizikçidir, hem arkadaşım,
hem de meslekdaşım olduğu için, O'nu 35 senedir görmesem de, her zaman gurur
duymuş, pek çok ortamda O'nu anlatmışımdır.
Semih, insan olarak da çok dürüst, sevecen, düzenli ve kurallara uyan uygar
bir insan tiplemesiydi. Bir gün bile, diş fırçalamayı aksatmadığından eminim.
Yat ziliyle yatar, sabah 6.15'de zil ile kalkardı. Bir sabah bile, yatak keyfi
yapmadı. Takıldıklarımızı, ilk önce O'na sorardık. Teneffüs gibi zamanlarda,
ne sorsak canla başla anlatırdı. Ama, etütlerde asla bize cevap vermezdi.''
Bu benim kendime ait çalışma zamanım derdi.'' Sınavlarda, köseleden doktor çantasını
, sıranın üzerine koyar, yanında oturan için, ''Çalışsaydın arkadaş, kimsenin
benim bilgilerimden yararlanmaya hakkı yoktur'' derdi. O zamanlar kızardık.
Ama sonradan, bunun erdemli bir davranış olduğunu anladık. Kimdi hatırlamıyorum.
( Belki de Tulu) Bir gün Semih'e kızıp, O'nu dövmekle tehdit etti.'' Ben de
seni polise şikayet ederim'' diye yanıt aldı. Dikkatinizi çekerim arkadaşlar,
idareye değil, polise diyor. ( Ve Cevdet'i kastetmiyor.)Yani insanlık haklarının
bu kadar bilincinde, bizim aklımızın bir karış yukarılarda olduğu o zamanlarda.
Mezuniyetten bir kaç yıl sonra, bir arkadaşın evinde karşılaştık. ( O günden
sonra da görmedim.) Hasret giderdik, sohbet ettik. Bana söylediği şu cümleyi
asla unutmadım. '' Tayfun, İel'de 7 yıl okudum. Bir defa bile orta merdiveni
kullanmadım.'' Oysa bizler, öğrenciye yasak ve kestirme olduğu için, özellikle
orta merdiveni kullanmaya çalışırdık. Sadece bu bile, herkese O'nun ne kadar
uygar bir kafa yapısında olduğunu anlatır. Sadece Lise-1'de, Semih bizlere elinde
olmadan zarar vermiştir. Fizik dersine Kramer gelirdi. Sınavda her biri bir
not değerinde 10 soru sorar, sınıfın en iyi kağıdına 10 verir, diğerlerinin
notunu da buna oranlayarak değerlendirirdi. O'nun sınavlarında, bizler 3-4,
bilemedin 5 soru cevaplayabiliyorduk. 4-B sınıfında en iyi kağıdın sahibi, 4
soru cevapladığı için 10, 2 soru cevaplayanlar 5 alırken, bizim 4-A'da hiç bir
şey değişmezdi. Sevgili Semih, her zaman 10 soruyu da cevapladığı için, sınıf
standardını belirler, 2 soru cevaplayanlar mecburen 2 alırdı.
Sevgili Semih'in, ülke yönetiminde söz sahibi olma gibi bir şansı olursa, hepimiz
yataklarımızda rahat uyuruz. Çok iddialı söylüyorum,Türkiye'de yetkili ve sorumlu
mevkilerde 100 tane Semih olsa, bizim yükselişimizi kimse engelleyemez. Siyasi
görüşü ne olursa olsun, ülkesini severek, hiç bir menfaat gözetmeksizin Türkiye
için doğruları yapacağından eminim.
Sevgiler Tayfun
(9.5.2007)