Pazar aksami fazla adam olmazdik, bir keresinde
dazlak pazar gecesi zil sorasi baskininda isigi yakti, sesi duydugu tarafta
gorunen bir tek ben uyuyor numarasi yaparken yorgani acti ve benim elimde yari
isirilmis elmayi yakaladi.Gece elma yiyen sen , gurultuyu de yapan sensindir,dedi
ve giyin, asagida ifadeni alacagim, dedi. Tabii yapani da ihbar edemedigimizden
yana yakila giyindik. O on dakika yaptigi eziyeti kafi gormus olacak ki, hadi
yat, ifade icin sabah gelirsin dedi, oglece kaynadi. Sevgili Oktem’in ustunde
Ata Murat yatardi. Yatakhaneye geldikleri ve yataklari sectikleri ilk gunu resim
gibi hatirliyorum. Oktemin üstünde bej ekose kisa pantalonlu bir takim vardi,
dün gibi gözümün önünde. Bir akşam birisi Oktem’in üstündeki ranzayi barfiks
yapar gibi bir kosesinden cokertti. O Dazlak geldi gitti, Oktem’e kim yapti,
söyle diye, bir hafta boyunca kan kusturdu.Dazlaktan neler cektik be...
Suheyl (10.2.2007)
Sevgili Tayfun,
Hazirlik C hikayesine gelince, evet Sait Gökce hocamiz, Herr Horn ve Herbert
Bürger gelip bizi kurtarana kadar bizlere kok sokturmustu. O zor sandigimiz
Almanca’yi kolaylastirmanin yollarini arayacagina, usenmez, mendilini cebinden
cikartir ve kulagindan cikartir gibi yapip pacavralari artik kulaginizdan cikartin,
iyi dinleyin, derdi. Herr Horn, pedagoji okulu mezunu, bizlerin Almanca sifat
cekimlerini anlayabilmemiz icin ornekleri renkli tebesirlerle tahtaya yazdi
ve 3 aydir kavriyamadigim Almanca deklinasyonu bir derste cozdum.Tabii üzerimdeki
o yük kalkinca artik Tayfun Sayar’in defter sayfalarindan yaptigi ‘Sipru’ ucaklariyla
rekabet etmeye calisabilirdim.
Tayfun derslerde ve etütlerde ürettigi o muhtesem dizayn (o dizaynla kendi cocuklarima
dahi hava atmisimdir) ucakları Bogaz’a bakan sinif penceresinden salar, bazen
ruzgarin etkisiyle de ucak karsiki matbaa binalari arasindan Babiali yokusuna
suzulurdu, yer gok ucak olur. Hafta sonu yeniden defterler alinirdı.Sina da
Tayfun’a daima muhalefet gelistirdiginden o da muhtesem bir dizayn gelistirmisti.
Lastikle portakal kabugu savaslari baslayana kadar ucak savaslari birkac ay
surmustu.
Bu Tayfun Sayar Bogaz’a bakan sinif pencerelerinin disindaki cikintilar uzerinden
pencereden pencere gecis yapardi, o ayri bir fasildir, kendi agzindan ve Sema’nin
kaleminden anlatsinda, dinleyin.
Suheyl (6.2.2007)