Tunaya'lı Günler:
(...............................................................)
Bir gün Ata, ipsiz adam bağlama diye bir şey öğrenmiş. 2-C'deyiz. Basket potasının
ayağını, iki bacağının arasına alıyorsun. Her iki bacak direğe çapraz dolanıp,
arkaya dönüyor ve arkadan direğe tekrar dolanıyor. Bu kişiyi omuzlarından bastırıp,
çömeltirseniz, biri onu tekrar yukarıya çekmezse ,kendi başına mümkünü yok kurtulamıyor.Son
ders zilinden önce, Ata '' Sana bir numara göstereceğim '' deyip, Tunaya'yı
tam sınıf penceresinin önündeki potanın ayağına bağladı. Zil çaldı, sınıfa girdik,
Tunaya'yı çözen yok, yoklama yapılıyor.Sanırım Herr Zimmer '' Tunaya nerede?
'' dedi .Bir önceki ders sınıfta gözüküyor. Hep birlikte,boş bahçede ,direk
dibinde oturan Tunaya'yı gösterdik tabii ki. O'nu kurtarmak adına 5-10 dakika
ders kırdık.
(...............................................................)
Sevgiler Tayfun (2.3.2007)
Tayfun ve Tunaya,
Her ikinizin de yazdiklarini nese ile okudum ve beni o masum yillara geri goturdu,
ancak basket direklerine nasil baglama yaptiginizi anlamadim. Bu seneki asure
gununde canli performans ve camera ile katiy istiyorum. Tunaya bu seferde gonullu
olacaktir sanirim.
Zeki (2.3.2007)
Sevgili Tayfun
(...............................................................)
Ipsiz baglama olayi icin Tunayadan özür dilerim, bunu okula ben getirmisdim sanirim, tahmin ederim Ata da nasil yapildigini benden ögrenmisdi. Her halde onuda bir teneffüsde baglayip öyle birakmistim.
Okulun 70 yil dönümünde Müjdat ile pilav gününe gitmis idim. Uzun zaman göremedigim
icin artik taniyamadigim bir yigin kisiye rastladim. Müjdat a bu kim diye soruyor,
kim oldugunu ögrendikten sonra bende ona "ne haber , beni hatirladinmi?"
diye takiliyordum. Onlarda benim gibi yardimsiz hatirliyamiyorlar, ama "horoz"
deyince hepsi beni hatirliyorlardi. Biri
sen hep kosardin dedi, bir baskasi sen Süha ile kavga etmisdin dedi, bir digeri
okuldan kacardin dedi ve birisi de sen ipsiz adam baglardin dedi.
Böyle olumsuz seyler yüzünden hatirlanmak beni cok üzdü hatta nerede ise depresyona soktu, ama onlardan daha cok kafami yoran sey "ipsiz baglama" idi. Inan bir aydan fazla nasil yaptigimi düsündüm durdum. En sonunda hatirladim ve demekki o kadarda bunamamisim diye sevindim.
Ata ya benim gösterdigim konusunda insallah yanilmisimdir, sen ne dersin .
Ata, nereden ögrendin ipsiz adam baglamayi?
302 Horoz Bülent
Sevgili Bülent,
(............................................)
İpsiz bağlama konusunda haklı olabilirsin, ama bize, Ata öğretmişti. Belki de
senin talebendir.( Nasıl yapıldığını çok iyi biliyorum, ancak bu günkü bacak
kalınlığımız ve vücut esnekliğimiz düşünülürse, uygulamamız oldukça zor. ) Ata'dan
cevap bekleme, mümkünse ara, maillerini okumuyor kel PUSCHT.Ha, bir de peruk
edinmiş, olmuş Feridun Karakaya'nın 2007 versiyonu. İpsiz bağlayan adam olarak
bile hatırlanmak güzel, üzülecek bir şey yok. Ya bir de hiç hatırlamasalardı.
Seni ve maillerini seviyorum..
Tayfun (2.3.2007)
Tayfun
Bende seni ve yazdiklarini cok seviyorum arkadasim. Zaten cok iyi hatirladigim
bir kac arkadastan birisin.
Ipsiz nasil baglandigini simdi cok iyi hatirliyorum, isteyenede gösteririm,
ama bu ancak isteyeni bir direge baglamakla olur. Vücut
esnekligi problem degil, bir kere "baglandimi" vücudu acilir nasilsa
.
Yarin bir Atayi arayip hatirini sorayim. Uzun zamandir görüsemedim zaten onunla.
302 Horoz Bülent (3.2.2007)
Tayfuncugum...
birseyi unutmadin mi? ne Bulent kardesimiz o yetenegini koruyabilmistir..ne
de Tunaya kardesimizde o esnek sirim gibi vucut...baglama yerine seremoniye
kadehlerde devam edilse daha dugru olur..temsili olarak da olsa o baglama yerine
lafi baglariz ..ne dersiniz ??* iyi aksamlar...
Haldun
Sevgili Haldun,
Planladığımız tatbikata, olgun ve insancıl yaklaşımın için seni kutlarım. Ama
içimizdeki çocuk; temsili milis kuvvetlerinin,ipsiz bağlamayı ( Tabii ki Tunaya'
nın da rızasıyla ) görsel olarak gerçekleştirmenin bize zalimce bir haz vereceğini
ve yeni kuşaklara da bu tip oyunları miras bırakacağını söylüyor.Gösteriye SPİELLÜFTE
VON DER BINDUNKSMANNSCHAFT adını da verebiliriz. ( tercümesi, bağlama takımından
oyun havaları oluyor.) Bir iki kadeh içilmesine de asla karşı değilim. Tunaya'yı
direğe bağladıktan sonra, etrafında naralanarak, ateş dansı yapmak ve elimizdeki
şişelerden de ateş suyumuzu içmek, olaya mistik bir hava getirecektir. Yani
Zeki, içimizde bir ateş yaktın, şimdi dört gözle pilav gününü bekliyorum. Sen
de kabilenin reisi ya da büyücüsü rolüne soyunursun. Çekilen görüntüleri de,
bu durumda TOTEM pozisyonunda olan, Tunaya'yı bağlayacağımız basket potasının
direği üzerine nakş ederiz.
İçindeki çocuktan nakleden Tayfun'dan Sevgilerle
Tayfun ve Tunaya,
Her ikinizin de yazdiklarini nese ile okudum ve beni o masum yillara geri goturdu,
ancak basket direklerine nasil baglama yaptiginizi anlamadim. Bu seneki asure
gununde canli performans ve camera ile katiy istiyorum. Tunaya bu seferde gonullu
olacaktir sanirim.
Zeki
Sevgili Zeki,
Bülent'e de yazdığım gibi, bu günkü vücut ölçülerimizle birisini ipsiz bağlamak,çok
zor görünüyor.Ama seni kıracağıma, kafamı kırarım daha iyi. Güçlü kuvvetli,
bir kaç kişi , Tunaya'yı iyice esnetiriz, O da bize direnmez, böyle bir tatbikat
yapabiliriz.Bunu merasim bitip, pilava giderken yaparsak, biz pilavlarımızı
yerken, O da eski günleri yad eder.
Tayfun
Tayfun,
"Zeki içimize bir ateş attın" diyorsun, şüphem yok hepimizin içinde
bizi hayata bağlıyan çeşitli ateşler var, ama tekrar ediyorum, iel66 gubunun
işlevi çok gerilerde kalmış olan közleri tekrar alevlendirmek ve hepimizin içindeki
ateşleri daha kuvvetle körüklemek oluyor. Ben böyle hissediyorum.
Bağlama olayi 2007 Aşure gününe katılımı arttıracaktır. Dernekle konuşup programa
aldıralım mı???( şaka, şaka).
Zeki (3.3.2007)
Zeki Tayfun
Ata ile konustum, o Tunaya yi nasil bagladigini degil nasil baglandigi
bile (ayni benim gibi) hatirlamiyor. Benden ona göstermemi istedi, bende
Asure gününde seni baglar gösteririm dedim.
Anliyacagin bu ipsizlik gelismege basladi.
302 Horoz Bülent (3.3.2007)
Arkadaslar,
Bakin, asagidaki e postalari okursaniz bu grubun islevini nasil yerine getirdigini
goreceksiniz, bir baglama lafi cikti Tayfun, Tunaya, ben, Bulent bir e posta
trafigine basladik, sonra dikkatli okursaniz Bulent "Ata yi telefonla arayayim,
uzun zamandir gorusmedik" diyor.
Konu konuyu acar ve bu yastan sonra dostluklar tekrar yeserir.
Iste bence 3 yila yakin olan butun cabalar meyvesini vermeye basladi, Bulent,
Tayfun ve Atanin simdi ortak bir konulari var. Bu konuya istiyen baskalari da
katilabilir.
Bakin nereye geldik gelecek Asure gunu Tunaya gonullu oldu, Bulent ve Ata onu
baglayacaklar. Tabii bir dis hekimi (Naci - bu bagin dislere etkisini inceler),
bir uyku uzmani(Sabri -belki baglayiken uykuya dalar) bir Schachspieler (Ates-ileride
yapilacak hamlelerle nasi cozulecegini bulabilir) bir davulcu (Tekin -baterisi
ile olayi duyurur ne ritmi ile heyecan seviyesini duzenler) ve de sayisiz izletici
veya yaksakci(bizler) olarak Tunayaya destek oluruz.
Bu sozlerim adetini 20-25 oldugunu tahmin ettigim "sessiz arkadaslar"
icin haydi okudugunuz ve sizinden kalbinizin/beyninizin en derin yerlerinde
bir kipirti yaratan e postalar varsa lutfen bizlerle paylasin.
Lutfen lutfen lutf...., lut....,l......
Bu size bir seslenis, yalvaris.
Zeki